anapara.com

El-Erian’dan çarpıcı tarım dışı istihdam yorumu

Ünlü fon yöneticisi Muhammed El-Erian, Fed'in faiz artırım kararını etkileyebilecek ABD istihdam verilerini Bloomberg News'a değerlendirdi. El-Erian'ın değerlendirmesi şöyle;

Yatırımcıların Fed'in Aralık ayındaki toplantıda faiz artırımına gidip gitmeyeceği konusunda neredeyse yarı yarıya bölünmeleri ile birlikte, Cuma günü açıklanacak olan ABD istihdam verileri hem piyasa fiyatlarını hem de volatiliteyi etkileyebilir.

Ekim ayı istihdam raporunda özellikle üç nokta özellikle dikkat çekiyor:

1- İstihdam Yaratma: Aylık istihdam artışı Eylül ayında beklenmedik bir şekilde 142,000'e yavaşladı ve Bloomberg'in anketine katılan ekonomistlerin  tahmini olan 200,000'in oldukça altında kaldı. Buna ek olarak, yine beklenmedik bir şekilde, önceki ayların verileri aşağı yönde revize edildi. Bunun sonucu, 2015 yılında ortalama aylık istihdam artışı, 2014'deki seviyesi olan 260,000'den 198,000'e indi.

Aylık istihdam artışının hızının zamanla yavaşlaması, sadece işsizlik oranındaki hızlı düşüşten değil, aynı zamanda bu oranın yüzde 5.1 seviyesinde tutunmasından dolayı normal. Ancak eğer yavaşlama Eylül ayındaki hızı daha uzun bir süre devam ederse, bu durumun, işgücü piyasasında kalan olumsuzlukların boyutu da dahil, ABD ekonomisinin sağlığına ilişkin soruları artırmasından dolayı, endişe yaratacaktır. Bunun gerçekleşmesi halinde, Fed, Aralık ayındaki hassas kararı sırasında çevrimsel ve yapısal güçler arasındaki zor ve belirsiz ikilemleri değerlendirmek durumunda kalacak.

Diğer uçta ise, aylık istihdam artışının 180,000-200,000 seviyesine çıkması, özellikle bu hızlanma önceki aylardaki verilerin yukarı yönlü revizyonları ile de birleşirse, Fed'in, gelecek ayki politika belirleme toplantısında, yaklaşık 10 yıl sonra ilk kez faiz artırımına gitmeye yöneltebilir.

2- İşgücüne katılım: Geçen ay açıklanan istihdam raporunda, sivil işgücü katılım oranı daha da düştü ve ekonominin hem cari hem de gelecekteki büyüme potansiyeline ilişkin endişe yaratan son birkaç yılın trendini devam ettirdi. Eylül ayında 64.2'de çıkan işgücüne katılım oranı, Ekim 1977'den bu yana en düşük seviyesindeydi. Buna ek olarak, istihdam-nüfus rasyosu hafifçe düşerek yüzde 59.2'ye indi.

Fed hem bu trendlerin tersine dönmesini istiyor hem de buna ihtiyacı var. Zira bu dönüş, iyileşmekte olan ekonominin nihayet daha fazla kişinin işgücüne katılımını teşvik ettiğini ve üretim potansiyelini genişlettiğini işaret edecek. Katılım oranında kayda değer bir artış ayrıca Fed'in faiz artırımını ertelemesine neden de olabilir, zira merkez bankası finansal koşulların vaktinden önce sıkılaştırılmasının negatif ekonomik sonuçlarından korkacaktır.

Ancak, Eğer Ekim ayı raporu, bu oranların mevcut düşük seviyelere sıkıştığını ya da kötüleşerek daha da düştüğünü gösterirse, bunun politika yansımaları daha farklı olacaktır. Bu durumda, işgücü piyasasının karşı karşıya olduğu büyümeyi olumsuz etkileyen sorunlarının çevrimsel olmaktan ziyade yapısal olduğu ve bu nedenle bu sorunların tek başına gevşek para politikasıyla düzelemeyeceği endişeleri artacaktır. Bu, nihayetinde, ilave hasarlar ve olağandışı parasal tedbirlere çok uzun süre ve çok fazla bağımlı olan ekonomik politika duruşunun istenmeyen sonuçları ve bunlardan doğan ek hasarlara ilişkin endişeleri çoğaltacaktır.

3- Ücret Artışları: Son iki yıldaki istihdam artışlarına ve işsizlik oranındaki düşüşe rağmen, ücret artışları üzücü bir şekilde durgun kaldı. Toplam kazançlar, Eylül ayında, hem ortalama çalışma saatinde (0.1 saat düşerek 34.5 saate indi) ve hem de ortalama saatlik kazançlardaki (1 sent düşüşle 25.09 dolara indi) düşüşlerin gösterdiği üzere geriledi.

Fed'in hali hazırda enflasyonun yüzde 2 hedefine çıkmayı başaramamasından ve ücretlerde süregelen durgunluğun faizlerde normalleşmeyi önleyici olarak hareket etmesinden canı sıkılmış görünüyor. Ancak eğer, Eylül ayındaki düşüşlerin geçici ve tersine dönebilir olduğunu kanıtlanırsa, Fed'in çifte görevi ve aynı zamanda finansal istikrarı sağlamaya yönelik istemleri bir faiz artırımına ihtiyaç olduğunu işaret edecek.

Sonuc: Bu üç veri noktasının, özellikle ABD ekonomisinin işleyişine ilişkin belirsizlik ve kırılgan küresel ekonomiden kaynaklanabilecek etkiler düşünüldüğünde, Ekim ayı istihdam raporunda nasıl çıkacağını tahmin etmek zor. Aynı zamanda, veri bakımından geleneksel olarak oldukça yoğun bir dönemde, yalnızca bir veri setinin Fed'in karar alma sürecinde bu denli etkisinin olması üzücü. Ancak bulunduğumuz nokta bu ve Cuma günü verilerin bize söylediklerine bağlı olarak, özellikle faiz artırımı kararına yönelik beklentilerin 50/50 olduğu bir ortamda, bazı sert piyasa hareketleri bizi bekliyor olabilir.