Merkez Bankası beklentileri karşıladı mı?

0
207

Piyasaların merakla beklediği faiz kararı açıklandı. Merkez'in kararına göre politika faizi değişmezken marjinal fonlama faizi yüzde 12'den yüzde 11.25'e geriledi.

Vatan Gazetesi yazarı Ali Ağaoğlu konuyu köşesine taşıdı. İşte o yazı:

Politika faizini indirmeyip yüzde 8.25’te sabit tutan Merkez Bankası koridorun üst bandını oluşturan marjinal fonlama oranını ise yüzde 12’den 11.25’e çekti.

Merkez Bankası kuraklığın enflasyon üzerinde baskı yarattığını, jeopolitik risklerin de görünüm üzerinde negatif etkileri olduğunu vurgulayarak gösterge faizi yüzde 8.25’te sabit tuttu. Tüm siyasi baskıya rağmen faiz koridorunun alt bandında bir değişikliğe gitmeyen Merkez Bankası, koridorun üst tarafında ise marjinal fonlama faizini yüzde 12’den yüzde 11.25’e çekti. Böylece koridor daraltılırken Merkez Bankası açıklamasında “Mevcut duruşun daha simetrik bir faiz koridoru içinde sürdürülmesine karar verdik.” denildi. Merkez Bankası enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasında sıkı duruşun süreceğini de vurguladı.

Kim nasıl değerlendirdi?

Manevra alanı zaten yoktu

Burgan Yatırım Baş Ekonomisti Haluk Bürümcekçi: Faizlerin gerileyebileceği nokta açısından bir ölçüt, beklenen enflasyona göre hesaplanan reel faiz seviyeleri olabilir. Hatırlanacağı  gibi, en son Beklenti Anketinde yılsonu TÜFE tahmini yüzde 8,70‘e, gelecek 12 ay  ve 24 ay TÜFE beklentisi de sırası ile yüzde 7,35 ve yüzde 6,80 düzeylerine yükselişler sergilemiş, TCMB’nin manevra alanını iyice daraltmıştı. Sonuç olarak, bizim okumamız faiz indirimlerine kapının henüz  kapatılmadığı ve şartların uygun olması durumunda indirime gidilebileceği yönündedir. Ancak bunun zamanlaması tamamen piyasa koşullarına (getiri eğrisinin  tekrar yataylaşması) bağlı olacaktır

Lira’yı %11.25 ile de savunur

Finansinvest Baş Ekonomisti Burak Kanlı: TCMB ‘yatay getiri eğrisine’ vurgu yapmaya devam etti karar metninde. Bu da bizim görüşümüze göre, enflasyon belirgin biçimde düşmedikçe veya tahvil getirilerinde belirgin bir azalışa yol açacak biçimde küresel risk  iştahında artış yaşanmadığı sürece politika faizinin sabit tutulacağına işaret ediyor. TCMB’nin üst bandı indirmesi ise piyasa üzerinde ciddi bir etki  yaratmayacak bir hamle. Çünkü TCMB ‘zor zamanlarda’ yüzde 12 yerine yüzde 11,25 ile de TL’yi savunabilir diye düşünüyorum.

TL varlıklar için pozitif gelişme

Ziraat Yatırımcı Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz: Türkiye ekonomisi için olumlu algılanabileceğini ve kredi derecelendirme kuruluşları üzerinde de yapıcı etkileri olabileceğini düşünüyoruz. Bu hamle, TL varlıklar için pozitif okunabilir. TL’nin güç kazanımı,  TCMB’nin fiyat istikrarını tesis etme konusunda fiyatlama davranışları üzerinden yardımcısı olacaktır. Kur geçirgenliğinin tamamlanmaya yüz tutması ve yılsonu kur  beklentilerinin iyileşmesi yılsonu enflasyonunu aşağı doğru getirebilir.

İndirdim mi indirdim!

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu dünkü toplantısında üç ayrı borç verme faizini 75’er baz puan indirdi! Dünkü yazımda MB’nın herhangi bir hamle yapmasını beklemediğimi yazdım. Borç verme değil ama borç alma faizinde cüzi bir indirim yapabileceğini ancak bunun da “dostlar alışverişte görsün” misali bir indirim  olacağını yazmıştım.

Dünkü karar da aslında aynı kategoriye giriyor. Zira yapılan indirimin gerçek hayata herhangi bir yansıması yok ve olmayacak  da. Zira MB’nın taraf olduğu fonlama oranı olan 1 haftalık politika faizi 8.25’te sabit tutuldu ! Bu oran bankaların MB’dan borçlanma faizine baz teşkil ediyor. Bunda bir değişiklik olmadığı sürece piyasada “iş gören” mevduat ve kredi faiz oranlarında herhangi bir etkisi olmayacak.  Bankaların fonlama maliyetleri 17 Temmuz’daki 25 baz puanlık indirimden sonra 8.25-8.30 bandına inmişti! Bu oran en azından önümüzdeki ay yapılacak PPK toplantısına kadar devam edecek.

MB’nın dünkü hamlesi olsa olsa faiz koridoru, fonlama faizi veya politika faizinin nerelerde kullanıldığını bilmeyenlere “bak faizleri indirdim” diyebilmek adına yapılmış görünüyor. İndirdim mi, indirdim!

Karar sonrasındaki açıklamada “Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makro ihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeylerde seyretmektedir. Bu gelişmelerle uyumlu olarak yurt içi özel kesim nihai talebi ılımlı bir eğilim sergilemektedir .” denilmiş.  Madem talep ılımlı bir seyir izliyor, neden o zaman enflasyon halen daha yüksek?

Kısa açıklamanın devamında “Geçtiğimiz yılın ortalarından itibaren gerçekleşen birikimli döviz kuru gelişmelerinin yıllık enflasyon üzerindeki olumsuz yansımaları kademeli olarak azalmaktadır. Öte yandan, gıda fiyatlarındaki yüksek seyir enflasyon görünümündeki iyileşmeyi geciktirmektedir. Kurul, bu çerçevede kuraklığın ve jeopolitik risklerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini de ele almıştır. ” denilerek yüksek enflasyonun sebebi olarak kur, kuraklık ve gıda fiyatlarıyla jeopolitik riskler öne çıkarılmış, yine yapısal sorunlara değinilmemiş!

MB’nın dünkü kararı piyasalardaki “barış ortamında” bir sorun çıkarmayacak. Ancak Türk Lirasına karşın olası bir “atak” yaşanması durumunda piyasalar daha ucuza borçlanabilir hale gelmiş oldu! Ocak ayındakine benzer bir “oynaklık artışında” MB’nın ilk işi bu faiz oranlarını arttırmak olacaktır ! O zamana kadar kimse dün indirilen faizleri hatırlamayacaktır.

Zira o faiz oranları piyasalarda herhangi bir “hesaplamada” kullanılmıyor! 

GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAPIN:

Yorum Yapın: