“Dolar daha da kuvvetlenecek”

0
301

Dünyanın en ünlü finans gurularından Dr. Marc Faber, 15 Ekim’de İstanbul’da olacak. 1987’de yaşanan ‘kara pazartesi’yi öngörmesiyle “Doktor Kıyamet” lakabı alan Faber, temkinli ve biraz da kötümser senaryo analizleriyle tanınıyor. Türkiye'de bir konferansa katılmayı planlayan Faber, gelmeden önce Sözcü'den Özlem Gürses'in sorularını yanıtladı.

ÇİN YENİ ÖNCÜ HALİNE GELDİ

Kongrenin en önemli konuşmacılarından birisiniz. Temel mesajınız ne olacak?

Dünyanın ekonomik güç dengeleri Amerika ve Avrupa’dan Asya’ya kaydı. Batı artık dünyanın en büyük askeri ve ekonomik güç odağını oluşturmuyor. Çin ekonomik ve askeri açıdan dünyanın yeni öncü gücü haline geldi. Bu elbette dünyanın her yerinde ekonomik ve jeopolitik açıdan tansiyonu yükselten bir gelişme. Türkiye de bu noktada, Batı dünyası ve NATO’nun mu, yoksa Doğu’nun mu bir parçası olduğuna karar vermek durumunda. Diğer bir başlık ise, 2008’den beri Avrupa ve ABD piyasalarında gerçekleşen sıfır faiz oranları. Borsalar artık ucuz ve düşük kârla seyrediyor. Ve yakın gelecekte yüksek geri dönüşler vaat etmiyor.

PARALARIN DEĞERLERİ DÜŞTÜ

Tedirginlik verici bir başka durum da dünyanın farklı ülkelerinde büyümenin düşüyor olması ve resesyon yaşanması. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?

2000’lerden başlayarak Çin’deki büyüme sanayi ürün fiyatlarını yukarı çekti. Öte yandan Çin’deki bu durum dünyanın başka ülkelerinde fiyatları, özellikle ham madde fiyatlarını düşmeye zorladı. Bu durum Latin Amerika, özellikle Brezilya, Rusya, Ortadoğu, Asya ve Avustralya’yı ciddi şekilde etkiledi. Gelirleri düştü ve ABD ile Çin’den daha az satın alma yapmaya başladılar. Giderek paralarının değeri düştü ve zaten resesyona girmiş oldular.

YAVAŞLAMA MI, RESESYON MU?

Bugünlerde ise Çin’de yaşanan devalüasyon ve üretim hacmi düşüşü tüm dünyada panik havası estiriyor. Çin’deki bu gelişmeler sizi şaşırttı mı?

Hayır şaşırmadım. Son 18 aydır Çin’de büyüme düşmekteydi. Bir yıl önce yani 2014 yılında Çin borsasının değer kaybettiğini ve ABD borsalarının yükselişe geçtiğini gözlemlemiştim. Geçtiğimiz nisan-mayıs aylarında aşırı spekülasyon nedeniyle de Çin borsası yüzde 40 değer kaybetti. Çin için gelecek 18 ayda neler olacağını kestirmek kolay değil. Bunun büyümede bir yavaşlama mı, yoksa gerçek bir resesiyon mu olduğunu hep birlikte göreceğiz. Asya’da pek çok ekonomi Çin merkezli olduğundan, ürün fiyatları ve para değerleri düştü. Amerika ve Avrupa’ya mal satan bu ülkelerin gelirleri buna bağlı olarak azaldı.

ÇİN, TÜRKİYE’Yİ DE ETKİLEDİ

Küresel hareketlilik Türkiye para piyasalarını nasıl etkiler?

2011’e kadar kuvvetli uluslararası sermaye akışı gelişmekte olan piyasaların değerinde patlamaya yol açtı. Ancak 2011’den beri Çin’deki yavaşlama tüm gelişmekte olan ekonomiler gibi Türkiye pazarını da olumsuz etkiliyor. Bu olumsuzluk para birimlerine de yansıdı ve Türk parası da değer kaybetmiş oldu.

AÇIK KABUL EDİLEBİLİR ÖLÇÜDE

Türkiye ekonomisinin tüm bu şartlar altında avantajları ve dezavantajları nedir?

Türkiye’nin yüksek verimli imalat sektörü en büyük avantajı. Bütçe açığı halen kabul edilebilir ölçülerde. Eğer Türkiye siyasi meselelerini halledebilirse çok daha güçlü bir pozisyona sahip olacaktır. Dezavantajları ise Türk Lirası’nın değer sorunu ve varlık piyasaları.

DOLAR DAHA DA GÜÇLENECEK

Ekonomistlere bakarsak, bu dalganın dünya genelinde kur oranlarıyla ilgili ciddi bir krizi tetiklemesi bekleniyor. Bu noktada dolar mı yoksa Euro mu güçlü pozisyonda kalacak?

2010’dan beri Amerika, Avrupa ve Japonya parasal genişlemeye gitmişlerdi. Bu diğer para birimlerinin de güçlenmesine yol açmıştı. Ancak görüyoruz ki Amerika Merkez Bankası (FED) belli bir süredir faiz oranlarını yükseltmedi. Burada yakın bir zamanda doların yükselmesiyle sonuçlanacak bir artış beklenmeli. Bu olursa dolar daha da güçlenecek. Yani dolar, Euro karşısında ve diğer para birimleri karşısında giderek daha avantajlı ve güçlü bir konuma gelecek. Ancak uzun vadede herkes bilmelidir ki, altın, gümüş ve platin gibi değerli madenler en güçlü yatırım aracı olacak.

PETROL EKONOMİLERİ ETKİLEDİ

Çin ekonomisinin durumu petrol piyasalarını da etkiledi. Petrol fiyatları ve ekonomisi petrole dayalı ülkelerin durumu hakkında öngörüleriniz neler?

Hepimizin bildiği gibi petrol fiyatları iki yıl önce yüzde 50 düştü. Tabii ki ekonomileri de bundan dramatik şekilde etkilendi. Bazı uzmanlar petrol fiyatlarının 20 dolar seviyesine inmesini bile beklediklerini ifade ediyorlar. Benim öngörüm 40-60 dolar seviyesinde konsolide olacağı yönünde.

GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞIN, YORUM YAPIN:

Yorum Yapın: